Axess reklamlarının sakar, sempatik ve hareketli kızı Özgü Namal, gerçek hayatında da yerinde duramayan çizgi film karakterlerine benziyor. Çocukluğunda çok enerjik olduğunu ve halen kapalı mekânda beş dakika dursa titreyip sallanmaya başladığını itiraf eden Özgü Namal, hiperaktifliğin bir hastalık olduğunu sonradan öğrendiğini ifade ediyor. ‘Beynelmilel’ filmindeki başarılı performansı halen akıllarda olan Namal önümüzdeki hafta sonu ‘Polis’ filmiyle izleyicilerin karşısına çıkacak.Özgü Hanım, kendinize bir soru sorar mısınız?
Ben mi? Alışkın değilim. Genelde cevaplamak üzerine programlandım. (Gülüyor) Siz söyleyince, soru sormayı özlediğimi hatırladım.
Geçen yılki temponuz sizi Karacaahmet Mezarlığı’na servis etmemize yetmedi ki bu yıl da atom karınca modundasınız. Beynelmilel’in ardından Polis ve Mutluluk filmleri geldi. Film setinde leylek mi gördünüz? Tamamını Okuyun…
Posted in Popüler, Röportajlar
Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un Türkiye’den gidişi sürgün mü, kaçış mı yoksa başka bir yere sığınış mı tartışmaya açık; ancak Türk edebiyatının tarihi sürgünlerle dolu. Namık Kemal’den Mehmet Akif’e, Refik Halit’ten Halide Edip’e, Ziya Gökalp’ten Nazım Hikmet’e kadar birçok şair ve yazar, ya gönüllü ya da zorunlu olarak sürgüne gitti. ‘Uzlaşma yerine uzaklaşma’yı seçenlerin listesi o kadar kabarık ki… Ülkesinden, sevdiklerinden ayrılmak Nâzım Hikmet’in deyişiyle ‘zor zenaat’. Sürgün hangi dönemde, hangi görüşte olursa olsun edebiyatçılar için bir ‘alın yazısı’ sanki. Bunu ‘inziva’ olarak görenler olsa da sonuçta ‘sürgün yalnızdır her yerde’.Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un geçtiğimiz hafta Amerika’ya gidişi, kimi yazarlar tarafından ‘sürgün’ olarak değerlendirildi. Pamuk’un bir süreliğine Türkiye’den uzak kalacak oluşu sürgün mü, tehlikeden kaçış mı yoksa başka bir yere sığınış mı, bu tartışmaya açık; ancak şu da bir gerçek ki Türk edebiyatının tarihi sürgünlerle dolu. Namık Kemal’den Refik Halit’e; Tevfik Fikret ve Servet-i Fünuncular’ın Yeni Zelanda’ya kaçma teşebbüslerinden tutun da, Mehmet Akif, Halide Edip gibi kimi aydınların Cumhuriyet’in ilanından sonra yönetici kadroyla farklı düşündükleri için yurtdışında yaşamayı seçmesine; 12 Eylül sonrası bazı Marksist yazarların yurtdışında yaşıyor olmalarına kadar bu kategoride de pek çok isim karşımıza çıkar. Düzenle, yönetimle, etkin görüşle ‘uzlaşma yerine uzaklaşma’yı tercih edenlerin listesi o kadar kabarıktır ki edebiyatımızda… 
Bir maç düşünün ki ortalama bilet fiyatı 613 dolar yani 860 YTL. Bir maç düşünün ki 30 saniyelik televizyon reklamının maliyeti 2,6 milyon dolar. Bir maç düşünün ki 6 saatte 613 milyon dolarlık bir değer yaratsın. Bu söz konusu maç bu gece Türkiye saatiyle 1.00’de ABD’nin Miami kentinde oynanacak.
Küresel ısınma tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de tehdit ediyor. Uzun süredir konuşulan felaket senaryoları bir bir hayata geçiyor
“İstanbul Bedestanı”na ayrılmış sayfalar, Türk romanının unutulmayacak seçme parçaları arasındadır. Romancı, bedestendeki atılmış, sahip çıkılmamış eşyaya bakarak, dalıp giderek, kültür mirasının nasıl acımasızca har vurulup harman savrulduğuna işaret eder.Kemal Tahir’i 1960’ların iyice sonunda tanıdım. O günleri, Kemal Tahir’le geçen zamanı Kar Yağıyor Hayatıma’da uzun uzadıya anlattım. Ama Kemal Ağbi’nin eserindeki İstanbul’dan pek söz açmadım.